September 19, 2021

 Aeron Beck

Bilişsel Terapi, Beck’in depresyon üzerine araştırmaları sonucu başlamış. Aslında Freud’un ‘öfkenin içe yansıtılması’ ile ilgili çalışmalarının geçerliliğini araştırıyordu. Fakat bunun yerine klinik gözlemlerinde bilişsel süreçteki olumsuz yargıları fark etti. Danışanlarda, sözel olarak ifade etmedikleri birtakım düşünceler olduğunu gördü. Otomatik düşünceler ile ilgili gözlemlerini Freud’un bilinçaltı kavramıyla karşılaştırdı. Danışanın (özellikle depresyon) kendileriyle bir “iç diyalog” içinde olduklarını gördü. Bilişsel yaklaşım bugün davranışçılıkla birleşerek bilişsel-davranışçı olarak son şeklini almıştır.

Bilişsel Yaklaşımın İlke ve Özellikleri;

• Bilişsel teknik, bilişsel model üzerine kuruludur.
• Sorunun geçmiş kaynakları önemlidir. Ancak geçmiş odaklı değildir. Kısa sürede uzlaşma vardır.
• Bilişsel tekniklerde danışan danışman arasında ortak bir çaba vardır. Danışan ile birlikte bu görüşme yürütülür.
Bilişsel Yaklaşımın İlke ve Özellikleri;
• Bilişsel teknikte anlaşılmayanı anlaşılır duruma getirme önemli olduğu için bilgilendirme çok önemlidir.
• Geleceğe yönelik gerçekçi şemalar oluşturmayı sağlamak amaçlardan birisidir.
Beck’e göre insanın duygusal tepkileri karşılaştığı olayları algılama, tanıma ve yorumlama biçimine bağlıdır.İnsan da dört temel duygu vardır.

a)Üzüntü(keder,elem);Bir yitimin, yenilginin, yoksunluğun algılanması ile ortaya çıkar.Kişinin olumlu beklentilerinin yerine gelmemesi bir yitim ve yenilgidir.Kişi yitim ve yoksunluktan kaçınmak ister.Böylece kişi, kendisi, insanlar ve gelecek hakkında olumsuz senaryolar yazmaya başlar.

b)Sevinç ve coşku; bir kazanç ve sahip olmanın algılanmasıdır.Kişi kazanç duygusunu yaşamak ister.

c)Bunaltı; kişinin incinme,yok edilme tehlikesinin algılanması ile ortaya çıkar ve kaçınmaya yöneltir.

d)Öfke; ise gene böyle bir tehlike algılanışı ile bu tehlikenin ortadan kaldırılmasına yönelten duygusal tepkidir.

1) Şema (schema)

Beck’in kuramına göre psikopatoloji temelde çocukluk çağında edinilen yanlış algılama, değerlendirme ve düşünmeye dayanır. Asıl patoloji kişinin kendisini, dünyasını ve geleceğini yanlış algılaması ve önyargılı biçimde olumsuz değerlendirmesidir.Bu algılama ve değerlendirme biçimi çocukluktan beri yerleşmiş örüntüler olup,Beck bu örüntülere “bilişsel yapı” ya da “şema” adını vermiştir. Çocuklukta edinilen bu şemalar genellikle pek belirgin değildir,sanki uykuda gibidir.Fakat kişi,bu şemaların ilk oluşunda rol oynayan olaylara benzer durumlarla karşılaşınca ,bu şemalar yeniden etkinleşirler.
Örneğin;çocukluğunda anne ya da babasını yitirmiş bir kişi,çok sonradan sevdiği bir kişi ile ilişkisinde düş kırıklığına uğrayınca, çocukluktaki yitim ile ilgili algılamaları ve değerlendirmeleri canlanır, bunlar şimdiki düş kırıklığını algılama-değerlendirme biçimini etkiler.

Şema 2’ye ayrılır:

Pozitif şema : “Övgüyü hak ediyorum”.
Negatif şema : “Hiçbir şeye değmem.”
“Diğer insanlar benden başarılı.”

2) Otomatik Düşünceler :

Kişiye acı veren duyguların algılanmasından hemen önce beliren,fakat danışanın çoğu zaman farkına varmadıkları düşüncelerdir. Bireyin aklına kendiliğinden ve ansızın gelir. Psikolojik rahatsızlıklarda: çarpıtılmış, uç noktada, ve gerçekçi değildir.
Örneğin;oğlunu çok merak eden bir annenin evde yemek pişirirken aklına “nasıl olsa bu akşamda eve gelmeyecek,bu yemeğin anlamı yok ki“ türünden bir otomatik düşünce gelebilir.O zaman çocuklarına ve eşine yemek yapmayı çok seven bu annenin yemek yapma ve yeme isteği,zevki sönebilir,çökkün bir duygu durumu içine girebilir,Fakat bu duygu durumundan hemen önceki otomatik düşüncenin farkında bile olmaya bilir.

OLUMSUZ OTOMATİK DÜŞÜNCELERİ TANIMA

“O an aklımdan tam olarak ne geçiyordu?” diyerek otomatik düşünceleri ortaya çıkarabiliriz.

KAYIT TUTMA

Danışma sürecinin ilk aşamalarında otomatik düşüncelerin fark edilmesi ve tanınması danışman yardımıyla olurken daha sonra danışan tuttuğu kayıtlarla bunları tanıma becerileri geliştirir. Kayıt tutmanın önemini danışan kavramalı ve kayıt tutma danışana adım adım anlatılmalı.

KAYIT ÇİZELGESİ ÖRNEĞİ

Kayıt formunda temel olarak duygu, Durum(olay), olumsuz otomatik düşünce, alternatif düşünce ve duygu yer alır. Ayrıca duygunun yoğunluğu, olumsuz otomatik düşünce ve alternatif düşünmeye inanma derecesi kaydedilir.

DUYGUYU TANIMA

Duyguların olumsuz yönde değişimi olumsuz otomatik düşüncelerin varlığını gösteren önemli bir sinyaldir. Uygulamada danışandan bu duyguları kayıt çizelgesine kaydetmesi (üzüntü, suçluluk, öfke gibi) ve bunların yoğunluğunu 0-10 arasında derecelendirmesi istenir.

PROBLEM DURUMU TANIMA

Danışandan bu duygunun oluştuğu durumu açıklaması istenir. Danışana “o sırada ne yapıyordunuz?” (TV seyrediyordum) ve ya “ne düşünüyordunuz” (kayın validemin hafta sonu geleceğini düşünüyordum) soruları işe yön verilebilir.

Olumsuz otomatik düşünceleri tanımada karşılaşılan güçlükler:

1) Danışan düşüncelerini kaydetmekten kaçınabilir: Depresyonda olmak danışanın düşüncelere bakmasını zorlaştırabilir.
2) Olumsuz otomatik düşünce tanımlayamama: Danışan olumsuz otomatik düşünceleri tanımlayamıyorsa danışman “bu durumun sizce anlamı ve önemi ne, size ne ifade ediyor” gibi sorularla yardımcı olabilir.
3) Temel otomatik düşüncelerden kaçırma: Danışanın temel depresif düşünceyi doğru tanımladığından emin olmak çok önemlidir. Danışman “ben böyle düşünseydim acaba bu kadar kötü hisseder miydim” diye sorarak bu konuyu araştırmaya devam edebilir.
4) Düşüncelerden çok açıklamaya yönelik sorular sorma: Danışman bazen doğru bilişlere ulaşmada başarısız olabilir. Bunun nedeni yanlış soru yöneltme olabilir. “niçin” “neden” gibi sorular genelde danışmanı amaca ulaştırmaz. Örneğin: “neden kendinizi üzgün hissettiniz” yerine “O an kafanızdan neler geçiyordu” gibi sorularla amaca daha rahat ulaşılabilir. “ne” ve “nasıl” gibi sorular tercih edilmeli.
5) Alternatif düşünce bulma güçlüğü: Bazı danışanlar alternatif düşünce bulmada güçlük yaşayabilirler.
Örnek: Ders çalışmada güçlük çeken bir danışan alternatif düşünce bulamadığını söylüyor ve danışmanla arasında şu diyalog geçiyor:
Danışman: Alternatif düşünce bulmada nasıl bir zorluk oluyor?
Danışan: Aklıma hiçbir şey gelmiyor.
Danışman: Görüşme sırasında alternatif düşünce bulmada zorlanmıyorsun. Ancak evdeyken farklı düşünceleri bulmada zorlanıyorsun. O sırada ne oluyor acaba?
Danışan: “Alternatif düşünce üretsem ne olacak sanki?” “Farklı düşünsem de duygularım değişmez ki.” gibi şeyler düşünüyorum.
Danışman: Bu tür düşünceler seni nasıl etkiledi?
Danışan: Başka bakış açısı üretmemi önledi.
Danışman: Böylece farklı düşünme olanağı ortadan kalktı. Şimdi ne düşünüyorsun?
Danışan: Önümüzdeki hafta alternatif düşünce sütununu dolduracağım.

Ertesi hafta danışanın getirdiği kayıtlarda alternatif düşünceler üretebildiği gözlenmiştir.
3)Temel İnançlar (core beliefs)
…en merkezde olan düşüncelerimize denir.